Turkish Meaning of taking one's time
Vakit ayırmak
Other Turkish words related to Vakit ayırmak
- Sürünerek
- geciktirme
- sürükleme
- kalıcı
- dürtme
- Ayak sürümek
- geride kalmak
- Geride kalmak
- beklemede
- zamanı işaretleme
- sürünen
- oyalanma
- geride kalan
- Aylaklık etmek
- kederli
- oynayan
- karıştırma
- durma
- diddling
- oyalanma
- tereddüt etmek
- uğraşmak (ile)
- eğlenmek
- Asılı (etrafta veya dışarıda)
- boşuna vakit geçirmek
- oyalanmak
- dalga geçmek
- maymunluk yapmak
- dolaşmak
- uğraşıyor (etrafta)
- gezen
- gezinen
- gecikmek
- rölanti
- yavaş yavaş
- tembellik yapmak
- oyalanan
- Yürümek
- şaşırtıcı
- gecikme
- önemsiz
- yavaşlatan
- kararsızlık
- Yavaşlama (aşağı veya yukarı)
- fıçılama
- cıvatalı bağlantı
- bowling
- hızla giden
- kurs
- ok
- yakışıklı
- uçan
- hızlandırma
- telaşlı
- hızla giden
- yarış
- yırtma
- roket
- koşu
- koşan
- izdiham
- hızla hareket eden
- acele
- hız yapmak
- Gözyaşı
- dönen
- çırpma
- uğultu
- hızlı
- kayma
- Hızlanma
- fermuar
- Hızlanan
- fıçı
- dörtnala
- telaşlı
- Koşu
- hızlanma
- koşu
- sürat koşmak
- serin rüzgar
- yakalamak
- depar
- Toplu kaçış
- geçerek
- aşan
- sollama
- Geçerek
Nearest Words of taking one's time
- taking on => üstlenmek
- taking off (on) => havalanan (üzerinde)
- taking off (from) => Uçma (yer)
- taking off => kalkış
- taking issue => tutum almak
- taking in => almak
- taking hold (of) => kavramak (birini veya bir şeyi)
- taking for granted => hafife almak
- taking for a ride => Biniş
- taking for => için almak
Definitions and Meaning of taking one's time in English
taking one's time
to be leisurely and unhurried about doing something
FAQs About the word taking one's time
Vakit ayırmak
to be leisurely and unhurried about doing something
Sürünerek,geciktirme,sürükleme,kalıcı,dürtme,Ayak sürümek,geride kalmak,Geride kalmak,beklemede,zamanı işaretleme
fıçılama,cıvatalı bağlantı,bowling,hızla giden,kurs,ok,yakışıklı,uçan,hızlandırma,telaşlı
taking on => üstlenmek, taking off (on) => havalanan (üzerinde), taking off (from) => Uçma (yer), taking off => kalkış, taking issue => tutum almak,