Turkish Meaning of holding back
tutmak
Other Turkish words related to tutmak
- utanç verici
- engelleyici
- engelleyen
- engelleyen
- engelleyen
- bağlama
- karışmak (ile)
- bağlama
- engelleme
- tıkanıklık
- kısıtlayıcı
- geciktirme
- bozucu
- külfetli
- Kelepçe
- sakatlık
- Topallama
- inhibe edici
- kelepçeleyen
- kısıtlayıcı
- zincirlenmiş
- Kısıtlama
- kramplar
- Birinin tarzını kısıtlamak
- kelepçeleme
- zor zaman geçirme
- tutma
- engelleyen
- ilgi çekici
- şaşırtıcı
- direnme
- barikat kurmak
- bağlayıcı
- Abluka
- zincirleme
- kontrol
- boğulma
- kısıtlayıcı
- bordür
- raydan çıkaran
- engelleme
- sinir bozucu
- tökezleyen
- tasma
- Reining
- muhafaza eden
- Yavaşlatan
- Kısa devre
- boğucu
- boğucu
- internet paylaşımı
- engelleyen
- kısıtlayıcı
- bağlama
- bataklığa saplanma
- frenleme
- Koruma (içinde)
- paça
- domuz bağlama
- sabote ederek
- bağlama
Nearest Words of holding back
- holding a brief for => biri için kısa bir özet tutan
- holding (past) => tutma
- holding (in) => içeren (içinde)
- holding (back) => tutma (geri tutma)
- holdbacks => kesintiler
- hold with => tutmak ile
- hold to => Tut
- hold out (past) => dayanmak (geçmiş zaman)
- hold one's tongue => Dilini tutmak
- hold one's peace => sus
- holding down => basılı tutma
- holding forth => Savunan
- holding off => Bekletme
- holding off (on) => geri durmak (üstünde)
- holding on => tutma
- holding on to => tutunarak
- holding one's horses => atlarını tutmak
- holding one's peace => barışı korumak
- holding one's tongue => Dilini tutmak
- holding out => dayanıklılık
Definitions and Meaning of holding back in English
holding back
to refrain from revealing or parting with, to keep from advancing to the next stage, grade, or level, something held back, to keep oneself in check, to refrain from revealing or parting with something, the act of holding back, to keep from revealing or giving, to hinder the progress or achievement of, to make difficult the progress or achievement of, something that retains or restrains
FAQs About the word holding back
tutmak
to refrain from revealing or parting with, to keep from advancing to the next stage, grade, or level, something held back, to keep oneself in check, to refrain
utanç verici,engelleyici,engelleyen,engelleyen,engelleyen,bağlama,karışmak (ile),bağlama,engelleme,tıkanıklık
yardım etme,asistan,kolaylaştırıcı,yardım eden,açılış,temizleme,özgürleştirici,kurtarıcı,Serbest bırakma,yol vermek
holding a brief for => biri için kısa bir özet tutan, holding (past) => tutma, holding (in) => içeren (içinde), holding (back) => tutma (geri tutma), holdbacks => kesintiler,