Turkish Meaning of high-pressure
yüksek basınç
Other Turkish words related to yüksek basınç
- saldırgan
- hırslı
- şiddetli
- maceracı
- iddialı
- kendinden emin
- Cüretkar
- dinamik
- Enerjik
- girişimci
- suratına
- militan
- ısrarcı
- güçlü
- hırslı
- maceracı
- tartışmacı
- Cesaretli
- Eldivensiz boks
- çıplak elle
- savaşçı
- savaşan
- kalın
- arsız
- yüzsüz
- kendini beğenmiş
- arsız
- Kendine güvenen
- küstah
- savaşçı
- Tartışmalı
- yakışıklı
- kararlı
- uyumsuz
- tartışmacı
- egemen
- Egemen
- cesaretlendi
- vurgulu
- hareketli
- öne
- gladyatör
- Coşku ve bağlılıkla dolu
- cesur
- telaşlı
- kibirli
- Küstah
- küstah
- yargıçsal
- müdahaleci
- aşırı hırslı
- kibirli
- savaşçı
- dalaşçı
- vasat
- kendine güvenen
- kendine güvenen
- zorlu
- tetik düşkünü
- acımasız
- pişkin
- inatçı
- maceracı
- maceracı
- savaşçı
- aşırı saldırgan
- Düşük basınç
- rıza gösteren
- hırsız
- Kabul edilebilir
- uyumlu
- saygılı
- uysal
- rahat
- ılıman
- mütevazı
- iddiasız
- pasif
- sessiz
- rahat
- istifa etmiş
- küçülme
- itaatli
- ürkek
- uysal
- saldırgan olmayan
- hırsız olmayan
- pasif
- girişimci olmayan
- teslim
- utangaç
- ürkek
- mütevazı
- çekingen
- sürünen
- sürünerek
- mütevazi
- rahat
- alçakgönüllü
- Fare grisi
- obsequious
- Aşırı alçakgönüllü
- ayrılmış
- emekli
- köle
- utangaç
- köle gibi
- bastırılmış
- bağımlı
- Göze çarpmayan
- ürkmüş
Nearest Words of high-pressure
- high-powered => yüksek güçlü
- high-power => yüksek güçlü
- high-potential => yüksek potansiyele sahip
- high-pitched => yüksek
- high-performance => yüksek performanslı
- high-pass filter => Geçirgen filtre
- high-palmed => Yüksek avuç
- high-octane => yüksek oktanlı
- highness => Majesteleri
- high-necked => Yüksek yakalı
Definitions and Meaning of high-pressure in English
high-pressure (s)
aggressively and persistently persuasive
high-pressure (a.)
Having or involving a pressure greatly exceeding that of the atmosphere; -- said of steam, air, water, etc., and of steam, air, or hydraulic engines, water wheels, etc.
Fig.: Urgent; intense; as, a high-pressure business or social life.
FAQs About the word high-pressure
yüksek basınç
aggressively and persistently persuasiveHaving or involving a pressure greatly exceeding that of the atmosphere; -- said of steam, air, water, etc., and of stea
saldırgan,hırslı,şiddetli,maceracı,iddialı,kendinden emin,Cüretkar,dinamik ,Enerjik,girişimci
Düşük basınç,rıza gösteren,hırsız,Kabul edilebilir,uyumlu,saygılı,uysal,rahat,ılıman,mütevazı
high-powered => yüksek güçlü, high-power => yüksek güçlü, high-potential => yüksek potansiyele sahip, high-pitched => yüksek, high-performance => yüksek performanslı,