Turkish Meaning of eating alive
canlı canlı yemek
Other Turkish words related to canlı canlı yemek
- dayak
- bombalama
- gömme
- Tozunu almak
- düzleştirme
- uzmanlık
- üstesinden gelme
- yapıştırma
- yönlendirme
- sigara içme
- atma
- teprem
- Kırpma
- üzücü
- kırbaçlama
- pantolonu dövmek
- Üfleme
- hüküm süren
- etrafta koşmak
- Etrafında koşmak
- kar yağışı altında
- Kazanma (karşı)
- yeri silmek ile
- toza çevirmek
- yok eden
- Kapama
- fetih
- ezici
- Yıkıcı
- gönderim
- Dayak
- aşan
- ezici
- gol
- yüzme
- boğucu
- başarılı
- aşan
- kapsamlı
- alma
- dayak
- dayak
- gürültülü
- ağda
- çok büyük
- devasa
- aşmak (dışarıda)
- dayak
- Çırpma
- içinde yapıyor
- dışlama
- knocking off
- devirmek
- bozgun
- Kokarca
- muzaffer (üzerine)
- çiğneyen
- döven
- dayak
- iyileştirme
- kırma
- tutulma
- mükemmel
- bitirme
- gelişen
- engelli koşu
- aşan
- aşan
- kibirli
- ezici
- devirme
- taşkın
- Borulama
- batış
- kesim
- yüce
- deviren
- galebe çalan
- Worsted
- alt etmek
- koklama
- geride bırakan
- dışarı dövüşü
- ışıltılı
- üstün
- bastırma
- boyunduruk altına alan
- üstesinden gelmek
Nearest Words of eating alive
- eating one's heart out => Kalbini yemek
- eaves trough => Oluk
- eavesdrop (on) => gizlice dinlemek (birini)
- eavesdropped (on) => Gizlice dinledi (üzerinde)
- eavesdropping (on) => dinleme (üzerinde)
- ebbs => alçalıyor
- eccentrics => eksantrikler
- ecclesiastics => din adamları
- echelons => eklonlar
- eclipses => tutulma
Definitions and Meaning of eating alive in English
eating alive
something to eat, to accept the domination of another, to bear the expense of, to consume more than one can easily provide or afford, to deprive of profit, dominance, or success, to take food or a meal see also eat up, to retract what one has said, to take in through the mouth as food, to have a meal, to affect something by gradual destruction or consumption, to take into the mouth and swallow food, to consume gradually, to enjoy eagerly or avidly, to perform fellatio or cunnilingus on, to grieve bitterly, to enjoy with excitement, to affect something by destroying or using up bit by bit, to destroy as if by eating, to consume with vexation, to destroy, consume, or waste by or as if by eating, to take food or a meal, to be jealous, to defeat, conquer, or overwhelm completely
FAQs About the word eating alive
canlı canlı yemek
something to eat, to accept the domination of another, to bear the expense of, to consume more than one can easily provide or afford, to deprive of profit, domi
dayak,bombalama,gömme,Tozunu almak,düzleştirme,uzmanlık,üstesinden gelme,yapıştırma,yönlendirme,sigara içme
No antonyms found.
eating (up) => yiyip bitirmek (kadar), eatables => yiyecekler, eat one's heart out => yüreğini yemek, eat alive => diri diri yemek, eat (up) => yemek,