Turkish Meaning of setting out
ayarlama
Other Turkish words related to ayarlama
- tasvir eden
- betimleyici
- canlandıran
- karakterize eden
- tanımlama
- ayrım
- çizim
- resimleten
- Görüntüleme
- Resim
- resim
- render
- Kroki
- gösteren
- Görüntüleyen
- sergileyen
- işaret eden
- etiketleme
- etiketleme
- çizim
- anlatan
- Ana hatları
- eleme
- okuyan
- tekrar sayma
- ilgili
- raporlama
- temsil
- göstererek
- öneren
- özetleyen
- özet
- anlatma
- dokunmak
- izleme
Nearest Words of setting out
- setting one's teeth on edge => canını sıkmak
- setting one's heart on => kalbini bir şeye kaptırmak
- setting on => Ayar açık
- setting off => ayarlama
- setting in motion => harekete geçirme
- setting in => ayar
- setting forth => belirten
- setting foot in => adım atmak
- setting eyes on => Gözlerini ayarlamak
- setting down => ayarlama
- setting store by => önem vermek
- setting store on => mağaza ayarını aç
- setting up => kurma
- setting upon => dayanarak
- settings => ayarlar
- settle (down) => yerleşmek (aşağı)
- settle (on or upon) => yerleşmek (üstünde veya üzerinde)
- settled (down) => yerleşik
- settled (on or upon) => yerleşmiş (üzerine veya üzerine)
- settlements => yerleşimler
Definitions and Meaning of setting out in English
setting out
to arrange and present graphically or systematically, to start out on a course, a journey, or a career, turnout sense 5, buffet, spread, array, display, beginning, outset, to mark out (something, such as a design), to begin with a definite purpose, party, entertainment, arrangement, layout, to state, describe, or recite at length
FAQs About the word setting out
ayarlama
to arrange and present graphically or systematically, to start out on a course, a journey, or a career, turnout sense 5, buffet, spread, array, display, beginni
tasvir eden,betimleyici,canlandıran,karakterize eden,tanımlama,ayrım,çizim,resimleten,Görüntüleme,Resim
Renklendirme,bozan,sahteleştiren,Yanlış tanımlama,yanlış beyan,yanlış beyan,saptırma,Büküm,eğrilme,bozma
setting one's teeth on edge => canını sıkmak, setting one's heart on => kalbini bir şeye kaptırmak, setting on => Ayar açık, setting off => ayarlama, setting in motion => harekete geçirme,